GEZİYORUM

YAPAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR ŞEYİ DÜŞLEMEYİZ

14/08/2018

Bir öğlen alnından terler su gibi akarken, güneşin en tepede olduğu saatlerde yola çıkıp kilometrelerce yol tepip yanındaki Rottwieler cinsi köpekle hiçbir şeyden korkmadan, “Bu parkuru bitirmezsem olmaz” diyen biriyim ben.

Bu yazımda sizlere en büyük aşkımdan, doğadan bahsedeceğim. Doğa aşkımdan yola çıkıp geçtiğimiz hafta sonu trekking yapmaya karar verdim. Benim “Ya çok terleyeceğim, keşke yanıma yedek kıyafetler alsaydım” nidalarıma rağmen yolculuk başladı. Çok severim sondan başlamayı, aslında günün başlangıcından bahsetsem, yazım daha anlamlı olacak. Doğa içerisinde kahvaltıları çok sevdiğimden arkadaşlarımı da buna alıştırdım ve yeni yer arayışları içerisinde tanıştık Gölbaşı ile. “Doğanın Kalbinde İz Bırakan Lezzetler” mottosuyla yola çıkan mekân, beni kendine daha ilk anda aşık etmişti. Saatler süren köy kahvaltısından sonra tanışıp dost olduğumuz işletmecisi Armağan Şimşek’in soyadını andıran şimşek fikri ile kendimi kahvaltıdan 1 saat sonra elimde soğuk sular ile parkur başında buldum. Armağan’ın önderliğinde (Pardon aramızda bir de köpeği Yuki vardı ve o anda bir Rottweiler aşığı oldum, çıktım.) trekkinge başladık birkaç arkadaş. Gölbaşı; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1.  sınıf turizm belgesi almış bir restoran. Günün her saati hizmet veriyor. Müşterilerine verdiği güzel yemekler yetmiyor gibi bir de trekking parkuru var, güvenilir, yürüyüşü sevenler için tam bir doğa harikası anlayacağınız. Sohbet esnasında bunu duyunca durur muyuz? Tabi ki hayır. Yoğun tempoda çalışıp zaten doğal spor yaparken, Gölbaşı parkurunda yürüme teklifine nasıl hayır diyebilirdik ki?

2002 yılında hizmete açılan Gölbaşı’nın işletmecileri Cemil Şimşek ve oğlu Armağan boş vakitlerinde yürüyüş yapmayı çok sevdiğinden harika bir parkur keşfetmişler. Parkurda dut, erik, ceviz ağaçlarının yanı sıra yemişler, mantarlar, rengarenk çiçekler ve çok yorulduğunuzda dinlenip serinleyeceğiniz bir dere mevcut. Gölcük Hisareyn’de bulunan bu parkur merkeze çok yakın. Hafta içi boş zamanlarınızda ya da hafta sonları tercih edebileceğiniz orman içinde bir cennet burası. İzmit merkeze 15 dakika, Sabiha Gökçen Havalimanı’na 1 saat, Osmangazi Köprüsü’ne ise 25 dakika uzaklıkta. Kocaeli’de yaşayanlara zaten söylemiyoruz bile ama eğer buraya yakınsanız ya da yolunuz buradan geçerse ve bizim gibi doğaya aşıksanız bu parkuru size şiddetle öneriyoruz. Hatta çadır kampı yapanlar ya da yapmak isteyenler için de çok uygun bir bölge burası. Yürüyüş esnasında “Yapamayacağımız hiçbir şeyi düşlemeyiz” dedik ve çadır kampında hayal ettik kendimizi. Kurduk çadırlarımızı, aldık içeceklerimizi elimize, açtık bir müzik ve saatlerce sohbet ettik bile sevdiklerimizle beraber hayallerimizde.

Güzel günler göreceğiz çocuklar…
Motorları maviliklere süreceğiz…

 

 

Bu yazıdan sonra heveslenip kamp yapmak isterseniz muhakkak yanınıza kalın kıyafetler almanızı öneririm, gecesi soğuk olabiliyormuş. Gölcük Hisareyn tabelalarını takip ederseniz, yol sizi Gölbaşı’na çıkaracak. Aracınızı park edip parkurda yürüyüşe başlayabilirsiniz. Doğa aşıklarının bu parkur sonunda hırslardan, egolardan, monotonluktan sıyrılıp huzuru yakalayacaklarına şüphem yok. Kendimden biliyorum. 3-4 saat süren trekking maceramızda son zamanlarda yaşadığımız koşuşturmacaların, gerginliklerin hepsi kuş olup uçuverdi. Geri döndüğümüzde de eskisi gibi pek önemsemediğimiz dertler olarak anılarda yerlerini aldılar. Siz de monotonluktan uzaklaşmak, bedeninize ve kalbinize doğa ile iyi gelmek, doğaya aşık olmak ve onun gücünü öğrenmek isterseniz Gölcük Hisareyn’de bulunan bu parkuru ziyaret edin. Doğaya inanmak ve onun büyülü dünyasını keşfetmek isteyin yeter, yapamazsanız biri gelir tutar hayallerinizden, yürütür saatlerce bıkmadan, tükenmeden. Çünkü doğada maske yoktur, sizi geliştirir, yatıştırır, sakinleştirir ve bunun için yapmanız gereken tek şey sadece adım atmaktır.

Sevgiler

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply