Browsing Tag

mübadele

    GEZİYORUM

    Tarihe Açılan Kapılar: KAYAKÖY

    10/06/2019

    Senelerdir hayalini kuruyorum bir şehrin. Hep bir engel çıkıyor. Bir sene sağlık problemleri, bir sene maddi problemler, diğer sene ilişkideki sıkıntılar derken seneler sonra hayalini kurduğum şehirde, Fethiye’de ve asıl hayalini kurduğum Kayaköy‘deyim. 17 saat süren zorlu yolculuk sonrası sanki o yorulan, enerjisiz ve uykusuz kalan ben değilmişim gibi bir heyecanla, aşkla iniyorum otobüsten. Otogardan direkt bir dolmuşa binip tek başıma, tanımadığım bir köye doğru yola çıkıyorum. Tek başıma yola çıkıyorum dedim ama onlarca kişinin arasına gidiyorum, bir sanat kampına. Onu da bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım…

    Kayaköy; Muğla’nın Fethiye ilçesinde yer alan bir köyü. Köyün tarihi 5000 yıl öncesine dayanıyor. Kayaköy Fethiye’nin 8 km güneyine yer alıyor, küçük, sevimli, ölmeden önce gezilesi bir yer. Tarihi, bazı kaynaklara göre 11. bazı kaynaklara göre de 14. yy’a dayanıyor. Köyde yer alan şapele yürüyoruz ufaktan. Taşlar canımı acıtsa da -ki bunun tek sebebi bugüne kadar hiçbir yürüme tecrübem olmayışı- Likyalıların, Türklerin, Rumların burada yürüdüğünü düşündükçe susuyorum ve devam ediyorum yürüyüşe. (Birkaç kez düşüyorum o ayrı. Ve sol dizim hala şiş.)

    Rumların (köyde ağırlıklı olarak Rumlar yaşıyormuş) Levissi, Türklerin ise Taşlıköy dediği Kayaköy; Rumların Batı Trakya’daki Türkler ile mübadelesi sonrasında boşaltığından hayalet köy olarak da anılmakta. 1922’de Yunanistan’a gönderilen Rumların terk ettiği bir köy burası. Mübadele sonrası Trakya’dan göçen Türklerin bir kısmı buraya yerleştirilmiş. Fakat buradaki yaşama uyum sağlayamamışlar, kilerli, susuz evlerde kalamamışlar. -Böyle söyleniyor. Kayaköy’ün kaderi hep terk edilmek olmuş yani. Önce Likyalılar sonra Rumlar ve son olarak Türkler terk etmiş burayı. Köy evlerinin en büyüğü 50 metrekare büyüklüğünde güneşi gören evler ve güneşi görürken hiçbiri birbirinin önünü kapatmayacak şekilde yapılmış. Evlerin bulunduğu bölgede şapeller, kilise, okul ve gümrük binası da bulunuyor. Tepedeki şapele yürümek içler acısı- ki bunu neden dedim? 2 kez düştüm de ondan 🙂 Yoksa anlamlı, yürümeyi, tarihi sevene lafım yok.

    Giriş 9 TL, müze  kartınız varsa ücretsiz. Bayram öncesi ilk gün 9 TL verip gezdik ama daha sonrasında detaylı gezelim dediğimizde rahatça giriş yapabildik; bayramda ücretsizdi. Yalnız zaten her hangi bir kontrol eden bölüm/kişi yok. Ara sokaklardan da girip rahatça gezebilirsiniz 🙂 Terk edilen, yıkılmaya yüz tutan evlerin önünde/içinde bol bol fotoğraf çekebilir, panoramik görüntüye aşık olabilir ve taşlara dokunarak bir nebze de olsa yaşanmışlıklara şahit olabilirsiniz. Aynı zamanda artık turistik bir yer olduğundan el yapımı ürünlerin satış yerlerine de rastlayabilirsiniz. -Yalnız biraz pahalı, bilginiz olsun.

    Kayaköy’e nasıl gidilir?

    Otobüsle gidiyorsanız, Fethiye Otogarı yanındaki Carrefour önünden Kayaköy dolmuşlarına binebilirsiniz. (6,25 TL) Kayaköy’de indiğinizde zaten kime sorsanız gösterirler. Eğer ki uçakla geliyorsanız önce Dalaman Havaalanı’nda inip Fethiye otobüsüne binmeniz ve sonrasında da yine aynı tarifi uygulamanız gerekecek. Gidiş yollarındaki sakinlik, ağaçlar; sizi kendisine aşık edecek; benden söylemesi…

    Sevgiler

    Haziran 2019