Browsing Tag

kitap

    KARALAMA DEFTERİM

    KİTAP İNCELEMESİ: NOHUT ODA

    14/01/2019

    Tüm okuyucularıma uzun bir aradan sonra “Merrrhaaaabaaaa!”

    Yaşadığım sıkıntılı dönemleri geride bırakıp tekrar karşınızdayım. Hem de benim için en önemli aktivitelerden biri olan kitap okumayla, kitap yorumlamayla geldim bu sefer. Neden bir süre buralarda yoktum bunu açıklayacağım ayrı bir yazıda ama bu süreçte yaptığım en güzel şeylerden biri kitap okumaktı diyebilirim. Tüm gün oturup kadın programları izleyen, kahve içip dedikodu yapan kadınların yanı sıra tüm gün oturup kitap yorumları dinledim ve ben de kahve içtim ama sayfalar arasında gezindim. Bundan böyle bu sayfamda okuduğum kitapları da sizinle paylaşacağım. Biraz uzak kaldım biliyorum ama sebeplerimi anlatınca eminim bana hak vereceksiniz.

    Hayatım boyunca okumayı en çok sevdiğim kitaplardan birini, Nohut Oda‘yı anlatmak istiyorum bugün size. Youtube’da izlediğim Baldan Beri sayfasının bir videosunda tanışmıştım bu kitap ile. Hemen o gün sipariş vermiştim ve merakla gelmesini bekledim. Elime aldığımda yepyeni bir insanla tanışıyor gibi hissettim kendimi. Zaten her yeni kitapta bunu hissediyorum. Eminim benim gibi düşünenler vardır aranızda. Her yeni kitap yeni bir insanla tanışmak gibi, bambaşka birinin özelliklerini keşfetmek gibi hem heyecanlı, hem merak uyandırıcı hem de keyifli.

    Nohut Oda Benim Yeni Arkadaşımdı

    Yazar Melisa Kesmez’in ilk kitabı değil Nohut Oda. Yazım dilini çok sevdiğim yazarın bunun dışında başka kitapları da var. (Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz isimli kitabını da çok merak ediyorum. Elimdekileri bitirebilirsem kendisini okuyacağım.) Aynı zamanda Melisa Kesmez’in oyun çevirileri, dramaturjileri ve kitap çevirileri de bulunmakta. Nohut Oda, Sel Yayıncılıktan çıkıyor. Kitap 5 öyküden oluşmakta. Bunlar Kalanlar, Son Bir Çay, Annemin Çadırı, Görüşürüz ve Kız Kardeşim Handan. O kadar anlamlı öyküler ki. Şimdi sizlere öykülerle ilgili aldığım minik notları ve düşüncelerimi paylaşacağım.

    Kalanlar” öyküsünde altını çizdiğim bir cümleyi sizle paylaşmak istiyorum: “Sonuçta her şeyin değil ama pek çok şeyin gerçekliği senin kendini neye inandırdığın ile ilgiliydi.

    Son Bir Çay” isimli öyküsü benim favorim oldu. Öyküde çaresizlik hakim. Selim’in durumu çok zor. Nefret, aşk, acıma duyguları öyküde işlenmiş.

    Annemin Çadırı” zamanında küçükken yaşadığım depremi hatırlamama sebep oldu. Öyküde de aile bir deprem yaşıyor, çadırda kalıyorlar. Aile bir süre sonra toparlanıp eve dönüyor fakat anne bir türlü o çadırdan ayrılamıyor, korkuyor. Öykü aşk, korku ve özgürlüğü anlatıyor bana göre.

    Tüm öykülerin bir yerinde aşk var. “Görüşürüz” isimli öyküde de baba aşık oluyor ve evi terk ediyor.

    Kız Kardeşim Handan” isimli öykü Aliye ve Handan isimli iki kardeşin hayatını anlatıyor. Kardeşliklerine hayran kaldığımı söyleyebilirim. Belki de tek çocuk olduğumdan dolayı kardeşlik duygusu benim için birçok şeyden daha önemli. Bu hikayede bir yere aitliğin zorluğu anlatılıyor. Okurken çok ağladığımı itiraf ediyorum. Kitaba adını veren öykü bu. Handan, ölen annesinin yasını tutuyor, yuva ise bu üzüntüler ile kabuk bağlıyor.

    Yazar, bir yere ait olmanın zor olduğunu anlatan bu öykü kitabını, her şeye rağmen kendi kozasını örmekten vazgeçmeyenlere hediye ediyor…