ETKİNLİK GEZİYORUM KÜLTÜR-SANAT Sergi

Sanat Dolu Bir Haftasonu : İstanbul Bienali

11/11/2015

Merhaba,

5 Eylül tarihinde başlayan İstanbul Bienali’ni duymuş muydunuz? İşim gereği sanatla ilgili hiçbirşeyi kaçırmamam gerektiğinden bienali programıma almış, her haftasonu gezeceğime dair tüm planlarımı hazırlamıştım. Fakat yeni eve taşınma ve sağlık problemlerim sebebiyle son günlerine denk gelebildim. Tuzlu Suyun kavramsal çerçeve olarak alındığı bienal eserlerinin hepsini görmek istediğimden kapanmasına 2 gün kala,  31 Ekim tarihinde İstanbul Bienali Beyoğlu Rotası’nı görmek için yola çıktık. Rehberli tura katılırsak daha çok şey öğrenebiliriz diye rehberimiz Nadir Sönmez ile Cumartesi saat 11:00’de  Arterde buluştuk.

İlk durağımız olan Arter’i gezmeye başladık. Arter, İstanbul Bienal’ine ev sahipliği yapan 36 mekandan sadece biri. Carolyn Christov-Bakargiev tarafından şekillendirilen bienal mekanlarının hepsinde girişler ücretsizdi. Koç Holding’in de sponsor olduğu bu sanat dolu etkinliğin ücretsiz olması bence çok önemli. Çünkü 7’den 70’e herkes sanatı doya doya yaşamalı diye düşünüyorum. Neyse konuya döneyim hemen… Arter’de birbirinden harika Bienal eserlerini gezdik. Rehberimiz Nadir Bey bize tek tek tüm eserlerin hikayelerini ve sanatçıları anlattı. Sizlere tek tek anlatıp sıkmayacağım, onun yerine güzel fotoğraflarla bu yazıyı tamamlayacağım.

Arter’in o görkemli merdivenlerinde fotoğraf çekilmezsem olmazdı. Herkesin muhakkak burada bir fotoğrafı vardır.

Arter’den sonra birçok mekan daha vardı sırada. Adahan Otel ve Sarnıcı da bu mekanlar arasındaydı. Aslına bakarsanız en çok ilgimi çeken yerler arasına bu otel girdi. Oteli gezdikten sonra, bir sonraki gelişimizde “Muhakkak burada kalmalıyız. ” dedik ve kart aldık. Otel çok eski zamanlarda bankacı bir çift tarafından alınmış ve restore edilmiş. Eski filmlerdeki gizemli otellere benziyordu. Tarih kokan bu otel Eski Camondo Evi’nin içerisinde yer alıyor. Oteldeki bienal eseri Meriç Algün Ringborg’a aitti. “Siz hiç incir ağacının çiçek açtığını gördünüz mü?” sloganı ile öne çıkan eseri çok görkemliydi. Adem ile Havva’dan esinlenen yaprak heykeli, otel odasının yerlerinin tamamen incir ağacı yaprakları ile dizayn edilmiş olması, hem kendini tanımamızı hem de bu güzel incir hikayesini öğrenmemizi sağladı. Bir sonraki Bienal Mekanı Kasa Galeri’ydi. Mimar Kouremenos tarafından 1913’te Atina Bankası olarak inşa edilen yer 1930’larda Deutsche Bank tarafından alınmış ve sonrasında Sabancı Üniversite’sinin bir parçası haline getirilmiş. Binada eski bir kasa var ve bu kat mekana ismini vermiş, hal böyle olunca da bir sergi mekanı haline gelmiş. Bienal eserlerine ev sahipliği yapan bu mekanda lazer kesim ile harikalar yaratılmış bir odaya girdik. Sanatçı Walid Raad; lazer ile kutuları öyle güzel şekillerde kesmiş ki, sanatın her yerde karşımıza çıkabileceğini ve gerçek sanatçının ne kadar yaratıcı olabileceğini bir kez daha anlamış olduk.

20151031_113803-1024x768

20151031_114621-1024x768

20151031_121031-1024x768

20151031_131409-1024x768

 

 

 

 

Bir sonraki durak Pera Müzesi’ydi. Ania Soliman eserleri ile Pera Müzesi daha da güzelleşmişti. Atom parçacıklarını anlatan eserler ise bir harikaydı…

20151031_114655-768x1024

Bienal eserleri arasında en çok dikkatimi çekenlerden biri de aşağıda görmüş olduğunuz kukla gösterisi oldu. Müziğin ritmine kendimi öyle kaptırmış olacağım ki, günün en dinlendirici eserlerinden biri olarak kendisini seçtim. Janet Cardiff ve George Bures Miller adlı sanatçılar tarafından hazırlanan bu bienal eseri bir harikaydı. Sol tarafta görmüş olduğunuz piyanist harika bir klasik müzik eşliğinde piyanosunu çalarken fotoğrafta göreceğiniz kadın da müziğin ritminde dans ediyordu.

DSC_0072-1024x680

Bu güzel sanat kokan haftasonunun bittiğine çok üzülsem de, arabaya bindiğim an yeni planlar yapmaya başlamıştım bile.. Kim bilir haftaya nerelerde olacağım.. Tabi sizi de yanımda götürürerek!

Bu güzel Bienal gezisi için tüm Bienal ekibine sonsuz teşekkürler.

Sanatla kalın, mutlu kalın!

Sevgiler

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply Elif Kübra Genç 02/12/2015 at 1:15 PM

    Bende bienale katıldım. Görselleri görünce o ana gittim. Elinize sağlık..

    • Reply Fulya 02/12/2015 at 1:19 PM

      Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Keyifli bir etkinlikti. Eski yazılarımı boş zamanlarımda okuyorum ve o anlara gidiyorum. Sizden de bunu duymak beni çok mutlu etti. Sevgiler.

    Leave a Reply