RÖPORTAJLAR SOSYAL SORUMLULUK

Röportaj: Dr. Fahri Yılmaz ile Endoskopi

27/11/2015

Merhaba sevgili okuyucular,

Bugün çalışmalarını senelerdir takip ettiğim, birebir görüştüğüm, saygımdan asla kusur etmeyeceğimi bildiğim, profesyonelliğine güvendiğim bir doktorla birlikteyiz. Kim diye sorarsanız ismini ilk defa  duymayacağınızdan eminim. Mesleği dışında ilgi alanı fotoğraf sanatı sebebiyle ulusal ve uluslararası birçok başarıya imza atan bir doktor O. İşinde son derece başarılı, parmakla gösterilen, herkesin kendini gözü kapalı emanet ettiği (bunlardan biri de benim) bir idealist! Bugün Gölcük Aile Konak Genel Cerrahı Sn. Dr. Fahri Yılmaz ile Endoskopi, Gastroskopi ve Kolonoskopi çalışmaları hakkında konuşuyor olacağız.

  1. Merhaba Fahri Bey. Öncelikle röportajıma olumlu yanıt verdiniz için teşekkür ederim. Okuyucularıma biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
    1970 Kırşehir doğumluyum. Kabataş Erkek Lisesi ve GATA Tıp Fakültesini bitirdim. Yine GATA    da genel cerrahi ihtisası yaptım. Çanakkale ve Gölcük Asker Hastanelerinde çalıştım. Geçen yıl özel sektöre, şu an çalıştığım Özel Aile Konak Hastanesine geçtim. Evliyim ve 2 çocuğum var.
  2. Uzun zamandan beri araştırdığım bir konuydu Endoskopi ve bu konuyla ilgili uzman bir doktora sormak istedim, karşıma siz çıktınız. Çalışmalarınızı inceledim ve merakım daha da arttı, herkesle paylaşmak istedim. Endoskopi nedir? Ne zaman gereklidir?
    Endoskopi yani aslında röportaja konu olan Gastroskopi ve Kolonoskopi, ucunda kamera olan, kıvrılabilen, yaklaşık 110 cm. ile 140 cm. uzunluğunda 8-10 mm çapında bir aletle sindirim sistemi dediğimiz, yemek borusu, mide, oniki parmak barsağı ve kalın barsağın görüntülenmesi işlemidir. Endoskopi sindirim sistemi rahatsızlıklarında tanı ve tedavi amaçlı yapılır. Hangi durumlarda yapılıra cevap ise şu olabilir:                             – Sebepsiz kilo kayıplarında,
    -Sebepsiz karın ağrılarında
           -Uzun süren mide yanma ve ekşimelerinde,
           -Göğüs yanmalarında,
           -Reflü hastalığın tanısında,
          -Kansızlıklarda teşhis amaçlı,
          -Mide poliplerinde,
         – Karın gaz ve şişkinliklerinde,
         -Yemek borusu hastalıklarında, özellikle yutma güçlüğü şikayetlerinde,
         -Makattan kan gelmesi durumlarında
        -Kanser taramasında ve bunun gibi daha birçok sindirim sistemini ilgilendiren hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılır. Bu yöntemle gerek mideden gerekse kalın bağırsaktan biyopsi alınarak tanı kesinleştirildiği gibi mide kanamalarında, sindirim sistemi poliplerinin alınmasında ve bir takım prekanseröz (kanser öncüsü) lezyonların çıkarılması gibi durumlarda da tedavi amaçlı kullanılır.
  3. Endoskopi yapılması gereken bir hastanın yaş ortalaması kaç olmalıdır? Belirli bir kriter var mıdır?
    Aslında her yaşta yapılabilir. Çocuk yaş grubunda da gerekli olduğu durumlar vardır. Az önce belirttiğim durumlarda hangi yaşta olunursa olunsun yapılmalıdır. Ancak hiç şikayeti olmayan hastalara eskiden 50 yaşından sonra denilirdi ancak günümüzde erken tanı amaçlı 40 yaşından sonra endoskopi ve kolonoskopi yapılmasını öneriyoruz. Ailesinde mide barsak kanser hikayesi olanlar yaş beklemeksizin yaptırmalılar. Genetik yatkınlık önemli olabiliyor.
  4. Endoskopi önce hasta tarafından herhangi bir hazırlık gerekmekte midir?
    Evet gerekir, üst sindirim sistemi dediğimiz yemek borusu, mide ve oniki parmak bağırsağının görüntülenmesi olan gastroskopi için 6 saat açlık gereklidir. Kalın barsağın görüntülenme işlemi olan kolonoskopi için ise 1-2 gün öncesinden başlayan diyet ve kalın barsağın daha iyi görülmesi amacıyla, dışkıdan temizlenmesi için ilaçla boşaltılması gerekir.Bu arada endoskopi yaptıracak hastalar eğer aspirin gibi kan sulandırıcı ilaç kullanıyorlarsa mutlaka endoskopiyi yapacak ekibi bilgilendirmeleri gerekmektedir.
  5. Endoskopi işleminin yapılması gerekliliğine kim karar verir?
    Hastanın mide barsak şikayeti için gittiği hekim, dahiliye, genel cerrahi, gastroenterolog, bazen reflünün neden olduğu durumlarda ortaya çıkan ve geçmeyen öksürük varlığında kulak burun boğaz uzmanı, diş kaynaklı olmayan ağız kokusu durumlarında diş hekimleri de karar verebilir. Hasta 40 yaşından sonra kendisi de endoskopi yaptırmaya karar verip gelebilir. Bugün çoğu Avrupa ülkesinde tarama amaçlı endoskopi rutin olarak yapılmaktadır. Maalesef ülkemizde sadece hastalık durumunda yapılması akla geliyor.
  6. Duyduğuma göre bazı hastalarda endoskopi uygulaması ağrılı, bulantılı ve çok sancılı geçiyormuş. Her hasta için bu uygulama aynı sonuçlar mı doğuruyor? Yoksa kişiden kişiye değişen bir uygulama mıdır?
    Günümüzde gelişen anestezi ve sedasyon teknikleri ile endoskopi hastanın hiç farkına bile varamayacağı şekilde yapılabiliyor. Biz hastanemizde “uykuda endoskopi” dediğimiz, damardan bir ilaç vererek ve uyutarak, anestezi uzman denetiminde bu işlemleri yapıyoruz.  Aslında endoskopi işlemi çok ağrılı bir işlem değil. Kendim de iki kez yaptırdım. Burada hastalar daha çok etraftan duydukları ve kendi korkuları nedeniyle ağrı olayını öne çıkartıyorlar. Ama dediğim gibi, uyutarak güvenle yapılıyor.
  7. Endoskopi işlemi nasıl uygulanır? Toplam kaç saat sürer ve sonrasında hastada ne gibi tepkiler olur?
    Endoskopi işlemi hasta sol yanına yatırılarak ve çoğunlukla uyutularak, mide için 2-3  dakikalık bir sürede, kalın barsak için 20-30 dk lik bir sürede yapılabilmektedir. İşlem   sonrasında hastalar  ayrı bir yatakta yarım saat gözetimde tutulduktan sonra refakatçi eşliğinde evine  gidebilmektedir. 1-2 saat hafif bir sersemlik yaşanabilir. 1 saat sonra yemek yiyebileceklerini ve 6-8 saat araç kullanmamamaları gerektiğini de bilmekte yarar var.

 

  1. Endoskopi ne kadar sıklıkla uygulanması gerekir?
    Hastalığın durumuna göre bizler ne sıklıkla yapılması gerektiğini hastalarımıza söyleriz. Örneğin ülser hastalarını tedavi sonrası kontrol endoskopisini 2-3 ay sonraya planlarız. Herhangi bir bulgusu olmayan hastaları da 50 yaşından sonra 5 yılda bir görmek isteriz.
  2. Endoskopi olan bir hasta, uygulama sonrasında nelere dikkat etmelidir? Neler yemeli, neler içmeli, nasıl yaşamını sürdürmelidir?
    Tabii ki bu durumu hastaya konulan teşhis belirler. Örneğin hastaya  Çölyak Hastalığı tanısı konmuşsa gluten içeren besinlerden arındırılmış bir beslenme şekli belirlenir. Reflü hastalarına kahve, çikolata, sigara ve kızartma gibi yiyeceklerden kaçınmaları önerilir, ayrıca gece yatmadan önceki 3 saatte birşeyler yememeleri söylenir. Anal bölge hastalıklarında baharattan uzak durmaları önerilir. Çoğunlukla da kabızlıktan kaçınmaları için beslenme şekilleri konuşulur.
  3. Gölcük Aile Konak’ta kaç senedir endoskopi uygulanmaktadır?
    Hastanemiz 2014 te açıldı. Açıldığı günden bu yana 2 yıldır endoskopi işlemleri başarıyla  uygulanmaktadır.
  4. Kocaeli halkı baz alındığında endoskopi yapılma gerekliliği konusunda tecrübeleriniz nelerdir?
    Sanayi bölgesi olması nedeniyle bölgemizde hastaları öncelikle mide-barsak kanseri yönünden araştırıyoruz. Ancak en çok kabızlık, mide ağrısı, geçmeyen ishal, reflü ve kansızlık yakınmaları nedeniyle endoskopi ve kolonoskopi işlemleri yapıyoruz.
  5.  Kocaeli’de daha çok hangi yaş grubu hastalara endoskopi yapıyorsunuz?
    Gastroskopi yani mide endoskopisini 20-40 yaş grubu çalışan ve stres altındaki hastalara, kolonoskopi işlemlerini ise daha çok 50 yaş üstü hastalara yapıyoruz.
  6. Kocaeli’de endoskopi yaptığınız hastalar genellikle kadın mı yoksa erkek mi oluyor?
    Eşit oranda diyebilirim. Ancak erkeklerin endoskopiye gelmekte daha nazlı davrandıklarını gözlemliyorum.  Kadınlar daha çok korkmalarına rağmen daha kolay ikna olabiliyorlar.
  7. Son olarak Endoskopi ve mide-barsak hastalıkları konusunda eklemek istediğiniz şeyler nelerdir?
    Öncelikle insanlarımızın hekime gitmeden önce komşu-kaynana-akraba tarifi bitkisel ilaçları kullanmamalarını istiyoruz. Nane limon, ıhlamuru kastetmiyorum tabii ki. Gözlemlerimiz rastgele kullanılan bitkilerin mide-barsak sistemine ve özellikle de karaciğere   zarar verdiği yönünde. Dozu ayarlanmamış, toksinlerden arındırılmamış bitki ilaçları kesinlikle zararlı. Bir de endoskopi olacak insanları teşvik etmek yerine korkutmanın o insanlara aslında zarar verdiğini bilmek gerekiyor. Çünkü çok erken tanı konulduğunda 5 dakikada çözülebilecek sorunlar geciktirildiğinde ölüme bile neden olabiliyor. Böyle önemli bir konuda bana birşeyler anlatma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Umarım mesajlar hedefine ulaşır.

Dr. Fahri Yılmaz’a röportajımı samimi ve hızlı bir şekilde cevapladığı için çok teşekkür ederim. Kendisine çalışmalarında başarılar dilerim.

Sevgiler

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply RÖPORTAJ: DR. AHMET ŞİRİNOCAK İLE MEME KANSERİ - Fulya Küçükaksoy 05/01/2016 at 8:09 PM

    […] ay Dr. Fahri Yılmaz ile gerçekleştirdiğimiz Endoskopi röportajından sonra çok soru almış ve röportajların devamı istenmişti. İstenen […]

  • Leave a Reply