GEZİYORUM

Kuzguncuk ‘ta Bir Cumartesi

16/05/2016

Kuzguncuk aşkımdan vazgeçeceğimi sandınız değil mi? Eğer cevabınız evet ise çok yanıldınız, ben kendimi Kuzguncuk’lu hissediyorum, sizi de oralı yapacağım, kararlıyım! 🙂

Şaka bir yana çok fazla internet yazılarımla karşınızda olamıyorum, ona çok üzüldüğüm için bugünden sonra bir karar aldım artık daha sık internet sayfamda yeni yazılarımla karşılaşacaksınız. Hemen başlayalım o halde!

Biliyorsunuz birkaç hafta önce yol arkadaşlarımla #fulyanereyebizoraya dedik ve ilk durağımız Kuzguncuk’a doğru yola çıktık. Kuzguncuk’ta nerede kahvaltı yaptık merak edenler varsa; La Mekan Kafe yazımdan takip edebilir. Kahvaltı sonrası Kuzguncuk sokakları tek tek gezmek istiyorduk. Mekandan ayrıldıktan sonra Kuzguncuk sokaklarına merhaba dedik.

kuzguncuk_fulya_kucukaksoy

Sıcacık, kıpır kıpır bir Cumartesi’ye Kuzguncuk’ta merhaba dediğimiz için hepimiz çok mutluyduk. Kuzguncuk’un ilk isminin Altın Kiremit olduğunu biliyor muydunuz? 2. Justinos tarafından yaptırılan ve altın yaldızlı kiremitlerden oluşan kilise sebebiyle bu ismi aldığı söyleniyor. Bunun yanı sıra bir rivayet daha var. O da şu ki; Kosinitza ismiyle de anılmış olan bu semtin ismi, aynı zamanda buraya yerleşmiş kişilerden biri olan “Kuzgun Baba”dan da gelmektedir. Kuzguncuk, bunların yanı sıra 3 dini bir araya getiren semt olarak da biliniyor. Neden mi? İçerisinde Ermeni ve Rum kilisesi ile camii ve havra barındırıyor da ondan. Tüm dinleri bir arada tutup huzuru anlatıyor anlayacağınız. Hatta o kadar hoşgörülü ki bu dinler, bir zamanlar cami yapılması istendiğinde yer bulunamamış ve yer bulunamadığı için kilise kendi bahçesini vermiş cami yapılsın diye. Bu da demek oluyor ki, farklı dinler de olsa, bir olmak herşeyden güzel ve özel.

Kuzguncuk evleri çok özel burası için. O kadar özel ki, bir kere önünden geçince muhakkak durup evi iyice izliyor insan. Biz de öyle yaptık birçok kişi gibi ve bol bol fotoğraf çektik. Apartmanlar da var ama hepsi az katlı. Yani buralarda gördüğümüz gibi 10-20 katlı binalar yok. Haliyle bu semte ayrı bir doğallık ve güzellik katıyor. Evlerin önü çiçeklerle dolu, rengarenk. Huzurun yayıldığına şahit olmak çok güzel. Hala bakkaldan birşey söylerken sepet sarkıtanlar var düşünsenize. Bu şirin ve dokusuna dokulmamış evlerin yanı sıra esnafın zihniyeti de evler gibi doğal. Hepsi güleryüzlü, kibar ve yabancı olduğunuzu anladıkları için “Hoşgeldin”i eksik etmiyorlar. Bir kere hayvanlara aşırı bağlılar, onları kendilerinden goruyorlar. Hayvan sevmeyeni yok. Tüm ev ve dükkanların önünde muhakkak bir sokak kedisi ya da köpeğine şahit olduk, oradan biliyorum. Hayvan dostu semtler ve esnaflar ölene de korunmalı, bunu bilir bunu söylerim!

kuzguncuk_fulya_kucukaksoy

Kuzguncuk birçok sanatçıya ev sahipliği de yapmış. Bunların arasında Can Yücel, Rıfat Ilgaz gibi önemli isimler var. Hatta Can Yücel’in evi hala duruyor, sarı, cok güzel bir ev; görünce hayran kaldım. Dar sokaklarına aşık olduğum Kuzguncuk; gelin ve damatların uğrak mekanı haline gelmiş. Yeni evlenecekler ya da nişanlanan sözlenenler burada evlerin önünde fotoğraf çekiyorlar. Hatta bir ev sakini bundan dolayı rahatsızlık duyup evinin önüne “Burada fotoğraf çektirenler ayrılıyor.” yazmış 🙂 Ne kadar doğru bilemeyiz tabi ki ama nasılsa ben kısmetsizim diyerek fotoğraflar çekildim önünde 🙂 Belki ters teper bende ne dersiniz?

kuzguncuk_fulya_kucukaksoy

IMG_8893

Kuzguncuk’un dar sokaklarından yukarı tırmandıktan sonra harika bir boğaz manzarası karşıladı bizi. Buradaki evlerde yaşayanlara ne kadar özendiğimizi, akabinde nasıl kendileri hakkında gıybete başladığımızı tahmin bile edemezsiniz 🙂 Düşünsenize perdelerinizi açıyorsunuz, boğaz ayaklarınızın altında. Tabi boş durur muyuz, hemen başladık fotoğraf çekmeye ve özçekim moduna.

kuzguncuk_fulya_kucukaksoy

Kuzguncuk; Avrupalı Musevi kişiler tarafından Kutsal topraklara varmadan önceki son durak olarak adlandırılıyormuş. Kutsal topraklara gidemeyenler Kuzguncuk’a gömülmek istiyormuş. Bu sebeple bu semtte geniş bir Musevi mezarlığı da bulunmakta imiş.

Bu bilgileri de öğrendikten sonra boğaz manzarasını bırakıp tekrar Kuzguncuk yokuşunun başına geçiyoruz. Sağlı sollu tüm dükkanların önünden geçip, sanki birdaha geldiğimde tanıyacaklarmış gibi selam veriyorum 🙂 Yokuşun biraz ilersinde bizi harika bir bostan karşılıyor. Mevsimlerine göre bitkilerin ekildiği bu bostanda biraz mola veriyoruz.

IMG_0806

Duraklarda yemek yemek isterseniz Metet Döner  ve Kuzguncuk Balıkçısı’nı önerebilirim. Ünü heryere yayılmış iki yer burası. Aynı zamanda benim gibi zeytinyağlıların aşığıysanız La Mekan Kafe de zeytinyaglıları ile özellikle enginarı ile meşhur. Aynı zamanda döner yemek isterseniz de Metet Döner cok ünlü ve birçok gurme tarafından önerilen yerlerden biri.

IMG_8890

kuzguncuk_fulya_kucukaksoy

kuzguncuk_fulya_kucukaksoy

Dış çephesi bozulmadan restorasyonları yapılabilen evler, rengarenk sokaklar, kibar esnaflar, harika bir bostan, dar yollar, leziz yemekler yapan mekanlar, kitapçılar, çikolatacılar, takıcılar… Anlayacağınız Kuzguncuk apayrı bir dünyanın kapılarını açıyor misafirlerine. Bir Cumartesi ya da Pazar’ınızı bu harika yerde geçirmeniz için sebep çok. Şimdiden tercih edip gidecek olanlara iyi gezmeler; La Mekan Kafe’nin önündeki ıhlamur ağacına karşı kahve içmeyi unutmayın…

Sevgiler

 

 

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply