Browsing Category

Uncategorized

    KÜLTÜR-SANAT Sergi Uncategorized

    Canan & “Kaf Dağı’nın Ardında”

    28/09/2017

    Arter; sanırım hayatım boyunca gezmekten bıkmadığım, hayran kaldığım eserleri getiren nadir mekanlardan biri olarak kalacak. Başında Melih Fereli olduktan sonra zaten aksi imkansız. Duruşu, davranışları, sanata olan ilgi ve bilgi birikimi sebebiyle kendimi bildim bileli idol aldığım insanların başında gelir. Arter’i de kendisi gibi hayran bıraktırıyor bana…

    Gelelim Arter’in bu sezondaki harika sergisine, Canan‘ın Kaf Dağı’nın Ardında‘sına…

    Geçtiğimiz haftasonu sanat turu yaparken, Arter’e ugrayıp bu çok methedilen sergiyi gezmek istedim ve sizlerle de paylaşmak için bol bol notlar alıp, fotoğraflar çektim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.

    CANAN 20 yılı aşan sanatçılığını konuşturmuş ve “Kaf Dağı’nın Ardında” yı biz sanatseverlere sunmuş. “Dikkat, bu sergi cinsel öğeler içermektedir.” ibaresiyle başlıyor sergi gezimiz. Arter’in 3 sergi katına yayılan ve Cennet, Araf, Cehennem kavramları etrafında kurgulanan sergide karanlık, aydınlık, gerçeklik, hayal, iyi ve kötü gibi aynı anda birçok hisse kapılacaksınız bu sergide, baştan diyeyim. Yukarda görmüş olduğunuz eser; CENNET. Özgür bedenleri görmektesiniz. İnsanlar bitkilerle, hayvanlarla, yıldız, ay ve güneşle birlikte cenneti paylaşıyorlar. Duvarda eril ve dişiller içiçe geçiyor ve gölgelerimiz karışıyor, ne muazzam değil mi? Bu eser 1. katta yer alıyor. Eseri gezdikten sonra “Hayvanlar Alemi” ne geçiş yapabiliyorsunuz ve sizi Arter’in caddeye bakan kısmında hayvanlar karşılıyor. Aralarında anka kuşu, ejderha gibi ancak masallarda olan hayvanlar var. Bu hayvanların yanında da bir anda kendinizi cıvıldayan kuşlar, neşeyle yüzen balıklar arasında buluyorsunuz. Cennetin huzuru yine burada da hissettiriyor kendini sanatsevere. Canan için yerleştirmedeki yılan figürü şifayı simgeliyormuş. Anka kuşu ve ejderhanın buluşması ise aşkı, geçmişi, şimdiyi ve geleceği temsil ediyormuş. Aralarında dolanırken kendimi gerçekten okuduğum yazıdaymış, cennetteymiş gibi hissettim ve hem geçmişe gittim hem şimdiyi yaşadım ve geleceği hayal ettim.

    Bu bölümden çıktıktan sonra bizi süt damlayan göğüslerin olduğu bir video karşılıyor. Türk insanı olarak başta erkeklerin kafasını çevirdiğine şahit olduğum bir eser bu. Öyle anlamlı, öyle duygu yüklü ki aslında; bir annenin en kutsal nimetlerinden biri olan sütünün akışını izledim durdum öyle. Annelik ne muazzam şey, kadınlık ne muhteşem birşey diye düşündüm.

    Bu eseri geçtikten sonra bizi “Dışarda Çok Kötülük Var” isimli eser karşıladı. Küçük bir oda içerisine yerleştirilen komodin ve nevresimi yastığı olan bir yatak vardı. Odanın tüm duvarlarında minik minik yazıların olduğu bu yerleştirme çok hoşuma gitti. O yazılardan birkaç tanesini özellikle not ettim hatta..

    Buradan çıktıktan sonra, değişik sesler duyuyorum. Gülüşmeler, bağırışlar… Ne olduğunu anlamak için sesin geldiği yöne dogru yürüyorum ve beni karanlık bir oda karşılıyor. İçeriye dalıyorum ve “Ayışığında Yıkanan Kadınlar” adlı video ile karşılaşıyorum. Video Burgazada’da çekilmiş ve dolunaylı bir geceymiş o gün. Kadınlar başlarındaki çiçekler ve giydikleri yazlık elbiselerle denize girip uluyorlar kurtlar gibi. Şehir manzarasının da gecenin o saatinde silüetini yansıtıyor bu video. Çok değişik, çok gizemli ve büyüleyici aynı zamanda…

    3 boyutlu yaşadığı iç dünyasını bizlere bu denli güzel hissettiren başka bir sanatçı görmedim ben henüz. Gördüysem de bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum. İçten, derinden gezdiğim nadir sergilenden biri oldu bu sergi. Sergide heykel, resim, video, fotoğrafa dair sanatın her alanına sahit olabilirsiniz. Serginin en üst katına çıkarsanız sizi harika bir bölüm karşılayacak. Karanlık olan, kolunuza birbirinizi görmeniz için takılan fosforlu bilekliklerle gireceksiniz bu bölüme. İçerde aslanlar, kaplanlar, yılanlar ile karşılacaksınız fosforlu hallleri ile. Bu kadar güçlü olup, birbirlerine zarar vermeden duran canlıların arasında gezineceksiniz.

    Muhteşem eserleri ve bu denli etkileneceğimiz bir sergi ile karşımıza çıktığı için önce Canan’ı, sonra da serginin küratörü Nazlı Gürlek’i can-ı gönülden tebrik ederim.

    Sevgiler

     

     

     

    Canan’ın Kaf Dağı’nın Ardında isimli sergisini 24 Aralık tarihine kadar ziyaret edebilirsiniz.

  • Uncategorized

    Dünya Sanat Günümüz Kutlu Olsun

    Sanatsız kalmak hayatta en son düşüneceğim, hatta hiç düşünemeyeceğim birşey. Bana hayat veren, nefes almamı sağlayan ve ayaklarım üzerinde dimdik durmamı sağlayan şey “Sanat”. Her kapıyı açan güzel bir söz, güzel bir gülümseme gibi…

    15/04/2016