Benim gibi merak edenler çok, biliyorum. Bugün sizler için bu sanatı araştırdım ve bilmeyene yol göstermek için yazmak istedim. Simdiden keyifli okumalar.


Geçtiğimiz kış Kocaeli’de bulunan bir felsefe derneğine, Aktif Felsefe İzmit’ e gitmiştim, birbirinden güzel şeyler de öğrendim tabi ki oradan. Bunların içerisinde de İkebana vardı. Kısmet bugüne paylaşmakmış demek ki. İkebana bir Japon çiçek düzenleme sanatı. Aslına bakarsanız bu sanat Japonya’da yaşanan, benimsenen bir felsefe. Göze hitap etmekle kalmıyor, akla ve ruha da hitap ediyor bu sanat. Çiçekleri düzenlerken insanın yaşadığı içsel düzenleme, sakinliği de beraberinde getiriyor. Hal böyle olunca bu yaşam şekli, insanların aynı zamanda felsefeye yönelmesini de sağlıyor. Çiçekleri düzenlerken sabırla bunu yaptıklarından, aynı zamanda da sessizlik, sakinlik sağladığı için insan iç dünyasına dönüyor, iç dünyasını anlamaya ve dinlemeye çalışıyor. Bu; kişinin kendini tanımasını da sağlamış oluyor. İkebana sanatında çiçekler şimdiki zamanı, tomurcuklar gelecek zamanı, tohumlar ise geçmişi simgeliyor. 6. yüzyıla  kadar dayanan bir sanat bu. 10 ve 15. yy’larda da daha çok gelişmiş ve herkes tarafından bilinmeye başlanmış. Duyguların yanı sıra, hayattaki herşeyi (yer gök, su, deniz, hava vb) anlamlandıran Japon çiçeklerinin sanata dönüşmemesi zaten kaçınılmaz olurdu bence.

Bu sanatta sadece çiçekler kullanılmıyor. Çiçeklerin yanı sıra kurumuş dallar, solmuş yapraklar da kullanılıyor. Yani çiçek düzenlerken aynı zamanda solan kuruyan şeylerin de güzel olabileceği, bir anlam bütünlüğü sağlanabileceği vurgulanıyor. Anlayacağınız bu çiçek düzenleme sanatı, çiçeği alıp; vazoya koymakla bitmiyor. Amaç doğayı ve insanları birbirine daha da bağlamak ki bence çok başarılı birşey bu. Ülkemizde çok yaygın değil ama Dünya’da büyük talep gören bir sanat. Hatta İkebana ile ilgili birçok atölye ve kurs mevcut. Eğer yolunuz yurtdışına düşerse İkebana ile ilgili birçok sergi, workshop ve kurs görebilirsiniz.

Sevgiler