KARALAMA DEFTERİM

Amiş Olmak Ya Da Olmamak | Medeniyetteki Mum Işıkları

20/06/2017

Amiş Olmak Ya Da Olmamak…
Bütün mesela bu filan da değil aslında. Sadece çok merak edince, “Nasıl böyle insanlar var bu hayatta?” diye sorup duruyor insan kendine. Ve başlıyor araştırmaya…

Amişlerle tanışıklığım bir Pazar günü evde oturup kanallar arasında mekik dokurken oluyor. Erkek arkadaşım bir anda “A bak bu topluluğu bilmiyorsan izle, çok şaşıracaksın.” diyor. Kem küm, kimdir bunlar diye düşünürken kendimi o topluluk hakkında araştırmalar yaparken buluyorum. Eğer siz de henüz Amişlerle tanışmadıysanız, bu yazı çok değişik gelecek. Benden söylemesi…

Teknolojiden uzak kaldığım günler oluyor. Kendime ara veriyorum, daha keyifli oluyor tamam ama teknolojiden tamamen uzak durabileceğimi hiç düşünemiyorum. Amişler böyle bir hayat yaşıyor işte. Ne tv, ne bilgisayar ne cep telefonları… Şaşılacak gibi değil, haklısınız. Bunu yapan birçok kişi var ama “Daha bu başlangıç” diyerek, yazımı yazmaya devam ediyorum…

Amişler; Amerika’da yaşayan, 1600 yıllarından bugüne gelen Hristiyan mezhepli bir topluluk. İlk olarak Katolik mezhebi papaz Mennu Simon’a ayak uydurarak toplanmışlar ve o ara Mennnucular olarak anılmaya başlamışlar. Sonradan bazı ayaklanmalar, cinayetler ve karışıklıklarla isimleri değişmiş. Avrupa’da aşırı derecede baskı gören ve tehdit edilen Amişler, ABD’ye göç ettikten sonra, Pensilvanya’da görevli olan vali tarafından çok iyi karşılanmış ve o günden sonra da orada yaşamaya ve üreyip çoğalmaya başlamışlar… Buraya kadar herşey normal. Teknolojiyi tamamen reddeden topluluk, hala 1600’lü yıllardaymış gibi yaşıyor. Elektrik ile uzaktan yakından alakaları yok. Televizyon izlemiyorlar, radyo dinlemiyorlar, bizim gibi son model telefonları yok. Ipadlerini yarıştırmıyorlar, Google playden ücretsiz ne indiririm diye düşünmüyor ve Youtube’da “Kanalıma hoşgeldiniz” ile başlayan videoları izlemiyorlar. Başta biraz itici gelebilir ama bunları kullanmayarak, aralarında güçlü ve konuşup birbirlerini daha iyi anlayabilecekleri bir bağ kurduklarını düşünmemek elde değil. En sevdiğim özelliklerinden biri vaftiz olayına karşı çıkmaları. Sevdiğim şey “vaftizliğe karşı çıkmaları” değil aslında, 18 yaşında kendi kararlarını kendileri verebilecek olmaları. Bu; doğana değer verilmesi, doğan her bebeğin kendi hakkının olduğunu herkesin kabullenmesi için çok güzel bir özellik bence. Birçok kişi tarafından eleştirilip, hatta bu yüzden birçok Amiş’in öldürüldüğünü düşünürsek üzücü ama kararlarından dönmediklerini görünce de gerçekten güzel bir özellik olduğunu düşünüyorum.

Gelelim kıyafetlerine.. Bizler gibi modaya uyum sağlama dertleri yok bu topluluğun. Kadınlar, evlendiği güne kadar saçlarına siyah örtü takıyor. Evlendikten sonra ise sanırım masumluğu ifade eden beyaz örtü takıyorlar. Evli olup olmadıkları buradan anlaşılıyor. Erkeklerin evli olup olmadığı ise tüylerinden anlaşılıyor. Yani bıyıksız ama sakallı bir erkek görürseniz evli demek oluyor.

amish people ile ilgili görsel sonucu

İncil’de Hz. İsa’nın din ve ahlaki kuralları sıraladığı “Dağdaki Vaaz” isimli vaazinde yazdığı herşeye uyuyor bu topluluk. Onlara göre Allah herkese adil davranır, herşey adildir bu hayatta. Bu yüzden savaşmamalılar, onlar da adilliğe inanmalı, anlayışlı, hoşgörülü ve yardımsever olmalılar. Yani İsa gibi yaşamak onlar için doğru olan. Sanırım bu yüzden de teknoloji vb karşı çıktıkları konular var. Sadeliğe inandıkları için…

Çiftçilik ve marangozluk ile ilgilenen Amişler kendi ürettikleri meyve ve sebzeleri pazarlarda satıyorlar. Bu getir götür vb işlerini de araba ve traktörleri reddettikleri için at arabaları ile hallediyorlar. Her Hristiyan gibi Pazar günleri kilisede toplanan, hastalandıklarında hastaneye gitmeyi de reddeden bu topluluk, bizim kültürümüzdeki eski insanlar gibi evde çözüm bulmayı tercih ediyorlar. Bir nevi kocakarı ilacı diye tabir ettiğimiz tedavi yöntemlerini kullanıyorlar anlayacağınız. Hastaneye gitme zorunlulukları olursa da bunu topluluk ile konusuyorlar ve masraflar ortak bir havuz parasından ödeniyor. Hastaneye ya da başka herhangi bir yere ekstradan hiçbir vergi ödemiyorlar.

amish ile ilgili görsel sonucu

Sadece kendi aralarında evlenebiliyorlar, dışardan evlenmek yasak. Hala birçok yörede uygulanan bir gelenek aslında bu, çok da şaşırmamak lazım. Yani akrabaları ya da tanıştırıldığı yine aynı topluluktan başka biri ile evleniyorlar ve haliyle dünyaya yeni gelen çocuklar da bu topluluğun gelenek ve göreneklerini daha doğduğu günden öğrenmeye başlıyor. Toplulukta 18-20 yaş, evlilik çağı demek. Hasat zamanı olan Kasım ayının seçildiği evliliklerde, düğün yapmak yerine sade bir nikah tercih ediliyor.  Amiş kadınları saçlarını kestirmiyor hiçbir şekilde. Gayet mütevazi giyiniyorlar. Eşlerine hizmet ediyor, çocukları ile ilgileniyor, yemek, bulaşık, temizlik gibi işlerle ilgileniyorlar. Ne takı takıyorlar ne de makyaj yapıyorlar. Ev kadınları gibi gözükseler de kumaş parçaları ile yaptıkları tekstil ürünlerini satarak ev geçimine de katkıda bulunan Amiş kadınları, boş vakit geçirmenin günah olduğuna inanıp günü doldurmanın yararlı olacağı inancındalar. Amiş erkekleri de yine eşleri gibi çok çalışıyorlar. Yine eşleri gibi sade giyinen, sadeliğe inanan Amiş erkekleri, kesinlikle bıyık bırakmıyor.

amish wedding ile ilgili görsel sonucu

Değişik bir yaşam tarzları olan Amişleri, kimi kendine yakın bulur, kimi eleştirir. Eğer teknoloji ile hiç tanışmamış olsaydım, gayet sade, sorunsuz, sıkıntısız, kavgasız gürültüsüz ve yalan dolan olmayan bir hayat olduğundan, bu hayatı ve toplulukta yaşamayı tercih edebilirdim. Kim bilir, hala oralara gidenler varmış, belki bir gün seyahat ederim oralara. Ama gitmeden önce öğrendiğim şeylerden biri de; eğer birgün yolunuz oraya düşerse, asla fotoğraflarını çekmemeniz öneriliyor. Resmedilmekten ve fotoğraflanmaktan hoşlanmayan Amiş topluluğu ile sanırım anca birebirde ya da zamanında çekilen birkaç karede karşılaşabiliriz.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Sevgiler

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply