KARALAMA DEFTERİM

AŞK

12/06/2018

Tüm okurlarıma uzun bir aradan sonra merhaba…

Dergi heyecanı, yazıların düzenlenmesi, organizasyonlarımızın son demleri derken sizden çok uzak kalmıştım. Ben böyleyim, fazla yoğunluk olunca ilk kaçtığım yer blogum oluyor maalesef… Allah’tan sizler beni Instagram’dan da takip ediyorsunuz da, oradan arada bir yazışıyoruz her birinizle. Organizasyonlar bitti, sezon molası verdik. Dergi güzel gidiyor, her şey oturdu yerine. Sağlık sıhhat deseniz bu ara çok iyi şükürler olsun. Gelelim asıl konuya.

Güzel haberler vermek için geldim bugun sizlere…

AŞIK OLDUM!

Biliyorum şaşılacak bir konu değil, herkes aşık olabilir ama uzun zaman sonra, belki de hayatımda ilk defa bu  yoğun duyguları hissettiğim için sizlerle uzaklığımın sebebini paylaşmak amacım.

Bu zamana kadar yaşadığım ilk ilişki değil elbet, tam tersini beklemek zaten saçmalık olur. (Bugune bugün 30 yaşındayım çünkü) Fakat bu denli yoğun duyguları hissettiğim ilk ilişkim diyebilirim. Ne hissettiğimi buraya yazabilme gücünü kendimde bulmuyorum. Yazmaya kalksam da hissettiğimi size yansıtamam gibi geliyor. Hoş, çok da muhim değil aslında; yaşamak benim için şu aralar hayattaki her şeyden daha güzel geliyor.

Biraz önce dedim ya “Bu zamana kadar yaşadığım ilk ilişki değil elbet” diye, son olur umudundayım işin özeti. Üzdüğüm insanlar oldu, kırdığım kalpler de. Çoğu zaman “süreli mutluluklarımı” hep üzdüğüm insanlara bağladım.

Kısmet değilmiş.
Muhakkak birinin ahını almış olmalıyım. 
Üzdüysem üzülmem gerekiyormuş demek ki. 

Bu ve bunun gibi cümleler kurup durdum hep. Oysa ki bugune kadar kimsenin tavuğuna kışt dememiştim. Ortada birinin tavuğu kalmamışsa, o tavukla olan ilgim kimseyi ilgilendirmemeliydi zaten de nedense bazen “bazı anlaşmazlıklar” sebebiyle kötü olan ben oldum. Ben başkalarının olmayan mutluluklarını yaşadığımda nedense mutluluğu bozan taraf gibi gözüktüm ama hiçbir zaman “var olan bir mutluluğu” bozmadım, tekrarlıyorum “başkasında yok olmuş bir mutluluğu” yaşadım hepsi bu. Kendi başına gelmesin diye dua ettiği hiçbir şeyi yapmaz insan, bu iki kere iki dört kadar gerçek.

Bugune kadar her şeyimi siz değer verdiğim takipçilerimle paylaştım ben. Zamanında üzüldüm de sevindim de, hepsini sosyal medyada yaşadım. Ama herkese- en önemlisi kendime bir sözüm vardı. Bundan sonra bir erkek arkadaşım olursa göğsümü gere gere sizlerle paylaşacaktım. Olmadığı için paylaşmadım. Yalnız sohbet ettiklerimiz sanırım biraz olayı yanlış anlamış olacaklar ki, farklı farklı düşünmüş, farklı bir şekilde de aksettirmeye çalışmışlar. Bu yazı herkes için bir uyarı niteliğinde olsun istedim. Biri ile fotoğrafımı görmüyor oluşunuz, doğru adamı beklediğimden kaynaklı idi. Bulduğum gibi de kötü gözlerden korktuğum için paylaşamadım. Bir de baktım ki her şey aşama aşama atlatıldı, artık zamanı dedim ve paylaştım. Kem gözlerden korunmak zor bu devirde. Aslına bakarsanız kem gözler kadar kötü kalpler de zarar verebiliyor size. Güçlü duramadığınız anlar olabiliyor. O süreçte partneriniz size ne kadar anlayışlı ve iyi davranırsa o kadar dimdik durmaya çalışıyorsunuz şu hayatta. Şükürler olsun ki ben o süreçleri çok güzel atlattım, atlatıyorum da.

Nazardan korktuğumu söylediğimde bana bir cümle söylemişlerdi, “Allah bozmaz, kullar bozar” diye. Ne kadar haklılarmış. İnsanlar gerçekten acımasız ve üzüldüğü anları hatırlayıp, insanlar mutlu insanları istemiyor bu net. Ne garip değil mi? Oysa ki çok keyif alabiliriz birbirimizin mutluluğundan…

Neyse sözün kısası – bir geldim pir geldim ben de!- durumlar böyle sevgili okurlar.

En kısa zamanda güzel haberlerle tekrar bir araya gelmek dileğiyle.
Bir dost tavsiyesi; hayatınızda bir kere de olsa birilerinin mutluluğu ile beslenmeye çalışın, onların mutluluğunu elinden almak için yorulmak yerine.

Sevgiler

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply