KARALAMA DEFTERİM

    Kaybetme Korkusuyla Yaşayamazsın

    12/06/2018

    Çok sevdiğim bir dizide psikolog, hastasına aşağıdaki cümleleri fısıldadı…

    En olumsuz anda “Hayat beni sevmedi” diyoruz ya çoğumuz… Oysa haklı olmak yerine mutlu olmayı seçebiliriz. Bunu hepimiz, her an yapabiliriz. Sevgiyi seçebiliriz, huzuru, paylaşmayı, bizi seven, bizi olduğumuz gibi kabul edenlerle bir arada olmayı, onları sevmeyi, oldukları gibi kabul etmeyi seçebiliriz.

    Sizi şu hayatta güçlü kılan şey, günün sonunda yaptığınız seçimdir. Hangi fırtınayla boğuşursanız boğuşun, birbirinizin elini bırakmamak bir seçimdir. Her yeni güne uyandığınızda hikayenizi baştan yazmak bir seçimdir. Hepimiz kendi hikayemizin yazarıyız; farkında olarak ya da olmadan ne düşlüyorsak onu deneyimliyoruz ve düşler bir kere değiştiğinde dünya değişiyor. Bunun istisnası yoktur.

    Seçim sizin…

    *fotoğraf alıntıdır.

    O anda sanki bana söylenmiş gibi hissettim tüm duyduklarımın. Çünkü son 1,5 aydır sürekli kendimle savaş içerisindeyim. Nedeni ise “Kaybetme Korkusu”

    “Yaptıklarının sebebini biliyor ve yanlışları görüyorsa insan iyileşme sürecinin %90′ ını tamamlar” demişti bir psikolog arkadaşım dert yandığım zamanlarda. Düşler bir kere değişince, dünya değişiyor. Bu aslında sizin dünyanız. Çünkü düşlemediğimiz hiçbir şeyi yaşamıyoruz şu hayatta. Haliyle iyiyi, güzeli düşlersek, dünyamız da iyi ve güzel oluyor.

    Bu cümlelerden sonra oturdum düşündüm neden dünyam bazen kararıyor diye… Buna ben sebep oluyorsam, benim cevaplamam en uygunu. Cevaplar hep “kaybetme korkusu” na çıkıyor. Kaybetme korkusunun sebepleri arasında başlı başına yetiştiriliş tarzı geliyormuş. Çocukluktan gelen, anne babadan yansıyan bir duygu aslında bu. Düşündükçe hak veriyorum bu cümleye. Ailemin 2. bebekleriyim. İlki doğumda vefat etmiş ve ben doğduktan sonra fanustaki balık gibi büyütülmüşüm. Paten kayarken ellerinden tutmuşum, bisiklet sürerken hep arkamdan tutmuşlar, saklambaç oynarken hep başkalarına emanet edilmişim. Hepsinin tek bir sebebi var: Tekrar Kaybetme Korkusu! Bu korku da haliyle bedenime, kalbime işlemiş, yerleşmiş. Haliyle senelerce yaşadığım özgüven eksikliğinin sebebini de buna bağlıyorum. Haliyle özgüven eksikliği; beğenilmeme düşüncesi, destek görmek isteme, biri olmadan hareket edememe gibi birçok olumsuz özelliği de beraberinde getirmiş. Bu da zamanla sürekli kontrol halinde olma ya da kişileri kontrol halinde tutma hastalığına yakalanmamı sağlamış.

    İNSANIN KENDİNİ BİLMESİ NE MUAZZAM DUYGU

    İlk bebeklerinin vefatı ile sarsılan ailemin beni kaybedecek olmalarını düşünerek yaşadıkları korkuyu çok kısa bir süre önce yaşadığım ilişkide hissetmem gayet normal diye düşünüyorum geriye bakınca. “O da bizi terk edecek mi? Ölecek mi? ” korkusunu hisseden ailemden kalan geri bildirimler bende “Beni aldatacak mı? Her şey güzelken terk edecek mi?” korkusuyla sarsılmamı sağladı uzun bir süre. Sonra bir psikolog arkadaşım bana herkesin beni terk edebileceğini, herkesi bu konuda eşit görmemem gerektiğini saatlerce anlattıktan sonra bir şeyler değişti ve ben terk edilme korkusunun yerine geleceği düşünme hayallerini koydum aynı kefeye. Daha rahat, daha sakin olarak…

    Çünkü eğer bu şekilde devam etseydim hayatıma ilişki konusunda -bırakın sadece sevgiliyi, dostluklarımda da- sürekli kaybetmemek için çabalayacak, güzellikleri göremeyecek, hayatımdan çıkmasın kimse diye samimiyetsiz şeyler yapmaya başlayacaktım. Oysa hayat çok güzeldi, her güzelliği yaşamak için de çok kısaydı. (-di geçmiş zaman kullanıyorum daha afilli olsun diye, okurken benim hoşuma gidiyor ne yapayım)

    Neyse gel gelelim, ufak bir araştırma sonucu benim gibi bu duyguyu yaşayanların sayısının bir hayli fazla olduğunu gördüm. Ben de bugun öğrendiğim bir takım bilgileri değerli (benim gibi korkuyla yaşayan) okuyucularımla paylaşmak istedim.

    • Öncelikle karşınızdaki bireye tamamen güvenmeyi beklemeyin. -bu partneriniz olabilir, iş arkadaşınız, dostunuz, aile bireyiniz olabilir.-
    • Ha güvenmeyin derken, güvensizlikle de  yaşanmaz, güvensiz olduğunuzu da hissettirmeyin. Çünkü güvenmediğinizi gösterdiğiniz an, bu, karşınızadaki bir duvar örme sorumluluğu kazandırıyor ve rahat edemiyor. Hayatı çok rahat yaşamalısınız. Kimseyi umursamama rahatlığı değil bu, duygularınızı ne kadar rahat bırakırsanız o kadar doya doya yaşarsınız her şeyi demek istiyorum.
    • Kendinize inanın, her şey çok güzel olacak.
    • Kimseyi değiştirmeye çalışmayın. “İnsan değişmez” demiyorum, değiştirmeye siz çalışmayın diyorum.
    • En değerli şey sizsiniz şu hayatta. Kendinize değer verirseniz, insanlar da size değer verecektir ve üzmemek için elinden geleni yapacaktır. (Bana bunu Barbaros kazandırdı, cok teşekkür ederim!)

    İşte aslında bu kadar kolay ama yapması zor gözüken şeyler. Oysa ki her şey sizin elinizde. Ben rahatladım. Darısı bu yazıyı okurken “Ah işte beni anlatmış” diyenlerin başına.

    Sevgiler

     

  • KARALAMA DEFTERİM

    AŞK

    Tüm okurlarıma uzun bir aradan sonra merhaba… Dergi heyecanı, yazıların düzenlenmesi, organizasyonlarımızın son demleri derken sizden çok uzak kalmıştım. Ben böyleyim, fazla yoğunluk olunca ilk kaçtığım yer blogum oluyor maalesef… Allah’tan sizler beni Instagram’dan…

    12/06/2018
  • KÜLTÜR-SANAT

    Ben Şimdi Ressam mı Oldum

    Bir yer düşünün; içeri adım attığınız an kendinizi farklı bir dünyadaymış gibi hayal ediyorsunuz.. Saatlerce mekândan ayrılmak istemiyorsunuz; üstüne üstlük oradan ayrılırken kendinizi bir sanatçı gibi hissediyorsunuz. “Canım benim eserim, biraz önce yaptım.” “Ah…

    30/05/2018
  • KÜLTÜR-SANAT Sergi

    Sanat Galerisi ve Sergi Nasıl Gezilir

    Merhaba sevgili okurlar, Time Kocaeli  dergisindeki ilk yazımda sizlere bir türlü her yerde henüz anlatılmayan, bu konuda ders verilmesi gerektiğine inandığım bir konudan bahsedeceğim. Galerilerin nasıl gezilmesi ve gezerken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda…

    26/04/2018
  • RÖPORTAJLAR

    İlker Ayrık Röportajımı Gururla Sunarım

    Sevgili okurlarım merhaba, Hatırlarsanız kısa bir süre önce size Time Kocaeli’den bahsetmiştim. Hani hayallerime kavuştuğumdan. Time Kocaeli öncelikli olarak bir internet platformundan oluşan ve aynı zamanda bir de dergi formatının bulunduğu, Kocaeli’de büyük ses…

    25/04/2018
  • KARALAMA DEFTERİM

    Tekrar Yazmak?

    Uzun zamandır bu sayfaya çok giremiyor ve haliyle pek bir şey de yazamıyordum. Malum bilenleriniz vardır -yani beni sıkı takip edenler- bir dergi çıkardık Kocaeli’de. Hayalim olan bir şeyi gerçekleştirme arzusu ile kendi işim…

    09/04/2018
  • MARKA İŞBİRLİKLERİ

    JULİOLOWSKİ CÜZDAN

    Mart ayında blogger arkadaşım Fatma’nın organizasyonuna katılmış, çok güzel zaman geçirmiştim. Orada tanıştığım bir markadan, Juliolowski’den bahsetmek istiyorum bugün size. Cüzdan ve çanta konusundaki hassasiyetim sebebiyle bu markayı özel olarak organizasyondan sonra inceleme imkanım…

    05/04/2018
  • ETKİNLİK

    Bir Kadın Bin Hayat Blogger Organizasyonu

    Bugun, geçtiğimiz haftalarda katıldığım “Bir Kadın Bin Hayat” isimli blogger organizasyonundan bahsedeceğim sizlere. Uzun zamandır yazı yazamıyorum web sitemde. Çeşitli heyecanlarım var, onları da en kısa zamanda anlatacağım. Haliyle çok blogger organizasyonuna da “Geleceğim.”…

    20/03/2018
  • KÜLTÜR-SANAT Sergi

    Benim İşim Sanat

    Benim işim sanat. Okulum sanat. Ekmek parası kazandığım alan sanat. Haliyle kendimi geliştirme isteğim bundan. Onun dışında paylaştıklarımı paylaşanlar, bir anda kendini sanatla içli dışlı tutmaya çalışanlar, “hemen sergilere koşayım, hemen paylaşayım” cılara tek…

    02/03/2018
  • Uncategorized

    MUTFAKTA YENİ YARDIMCIN: GOLDMASTER BADEM BLENDER SET!

    1975 yılından beri, kaliteden ödün vermeyen hizmet anlayışıyla tüketicilerin hayatını kolaylaştıran çözümler sunan GoldMaster, pratik, fonksiyonel ve tüketici sağlığını koruyan ürünleriyle müşterilerin beğenisini kazanıyor. Türkiye üretimi ürünleriyle ülke ekonomisine katkı sağlayan Goldmaster, 650 noktada…

    02/03/2018